Ali Özdemir - Merkez Medya

Tarihçi Çelik: İran'ın direnişi İslam dünyası için bir dönüm noktasıdır

Tarihçi Mehmet Nuri Çelik, İran İslam Cumhuriyeti'nin, ABD ve siyonist işgal rejimine karşı yürüttüğü direnişin İslam dünyası için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, bu sürecin ümmetin birlik ve dayanışma ruhunu güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

31 Mar 2026 - 15:01 YAYINLANMA

Tarihçi Mehmet Nuri Çelik, ABD ve siyonist işgal rejiminin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik saldırıları ve İslam dünyasındaki gelişmelere ilişkin İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Tarihçi Çelik, ABD ve siyonistlerin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik saldırılarını İslam dünyasına karşı bir hegemonya girişimi olarak değerlendirirken, İran'ın direnişinin Müslümanlar için umut oluşturduğunu söyledi.

Müslümanların bu süreçte mezhepçilik ve ırkçılıktan uzak durarak İslam Cumhuriyeti'ne destek vermesi gerektiğini vurgulayan Çelik, İslam dünyasının gücünün birlik ve mücadeleye bağlı olduğunu ifade etti.

Tarihçi Mehmet Nuri Çelik

Çelik, "28 Şubat 2026'dan itibaren Amerika ve israil durduk yere İran'a bir saldırı başlattılar ve bütün İslam dünyası yaklaşık bir aydan fazladır bir savaş alanına dönüşmüştür. İran'ın israil ve Amerika'ya karşı verdiği mücadele ve yaptığı cihat; yüz yıllardır Müslümanların içinde bulunduğu sıkıntılara karşı ettikleri duaların kabul olmuş hali gibi gelmektedir. İran'ın mücadelesi, cihadı ve savaşı, Müslümanlar için gerçekten tekrar bir umut doğurmuştur." dedi.

"Amaçları israilin güvenliğini sağlamaktır"

Tarihsel perspektife dikkat çeken Çelik, "Tarihsel bir perspektifle bu olaylara baktığımızda; yaklaşık 100 yıldır başta İngilizlerin, sonrasında ise Amerikalıların İslam dünyasının ortasına paslı bir hançer gibi sapladıkları israilin güvenliğini sağlamayı amaçladıklarını görüyoruz. Diğer taraftan İslam dünyasında Amerikan ve israilin petrol bekçiliğini yapan kukla devletlerin varlığını sürdürmesini sağlamak amacıyla; bağımsız şekilde ayakta kalmaya çalışan İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı sebepsiz, hukuksuz ve hiçbir gerekçeye dayanmayan, tamamen kendi hegemonyalarını sürdürmeye yönelik bir savaş başlattılar." ifadelerini kullandı.

"Tarafsız kalmak Müslümanlar için doğru değildir"

Çelik, İran'a yönelik eleştirilere de değinerek, şunları söyledi:

"İran bu saldırılara karşılık verip misilleme yapınca, kimi kesimlerden farklı itirazlar ve yorumlar yükselmeye başladı. Böyle bir ortamda, herhangi bir gerekçe ile İran'a sırt çevirmek veya İran-Amerikan savaşında tarafsız durmak, hiçbir Müslümanın sergileyebileceği bir davranış olmamalıdır. Bugün özellikle Türkiye kamuoyunda mezhepçilik ve ırkçılığa dayalı söylemler neticesinde İran'a karşı geliştirilmeye çalışılan menfi tavırların, maalesef bazı tarihsel olaylara dayandırıldığı iddia edilmektedir."

"Osmanlı-İran mücadeleleri dini değildi"

Tarihsel tartışmalara açıklık getiren Çelik, "Birincisi; Osmanlı ile İran'da kurulan devletler arasındaki siyasi mücadeleler hiçbir zaman dine dayalı bir mücadele olmamıştır. Hatta İran'da Osmanlı'ya karşı savaşan devletlerin neredeyse tamamı Türk devletleridir. O devletlerin Osmanlı'ya karşı mücadelesinin, bugünkü İran halkı ve İran yönetimiyle hiçbir alakası yoktur. Fakat kimi yorumcular ve olumsuz tavır takınan kesimler; 'Efendim, İran Osmanlı'yla her zaman mücadele etmiştir, İran'la dostluk olmaz' gibi İslami hiçbir gerekçeye dayanmayan, fıkhî veya mantıklı açıklaması mümkün olmayan yorumlar yapmaktadırlar. Hiçbir Müslümanın böyle bir ortamda İran olsun, başka bir ülke veya toplum olsun ayrıştırıcı bir tavır içerisine girme lüksü ve hakkı yoktur." dedi.

"İran büyük bir bedel ödüyor"

Çelik, İran'ın rolüne dikkat çekerek, "Bugün İran; bütün İslam ümmetinin şerefini, onurunu ve izzetini korumak için Filistin'in ve Mescid-i Aksa'nın hamiliğini yaptığı için büyük bir bedel ödemekte ve büyük bir mücadele vermektedir. Barbar devletler, birkaç günlük bir savaş neticesinde İran'daki yönetimi devirip yeni bir rejim kurarak İran'a çökmeyi hayal ederken; Allah'ın yardımı ve İranlı mücahitlerin destansı mücadeleleri sonucunda hayal kırıklığına uğradılar. Şimdi son çırpınışlarıyla bir kara harekâtı başlatma niyetindedirler. Allah'ın izniyle bu onların son çırpınışları olacak; Amerika ve israilin İslam dünyasındaki hegemonyalarının sonunun başlangıcı olacaktır." ifadelerini kullandı.

"Müslümanların izzeti vahdet ve cihada bağlıdır"

Müslümanların izzeti ve şerefinin iki şarta bağlı olduğuna işaret eden Çelik, şöyle devam etti:

"Birincisi vahdet (birlik), ikincisi cihaddır. Bugün İran hem kâfirlerle, hem zalimlerle hem de haçlılarla cihad ediyor. Bütün Müslümanlara düşen; vahdet içerisinde İran'ın bu onurlu tavrını, mücadelesini ve direnişini canı gönülden, maddi ve manevi olarak desteklemektir. Çeşitli gerekçelerin ve bahanelerin arkasına sığınarak 'Biz bu olayda tarafsızız, geride duracağız, bizi ilgilendirmez' diyenlerin ve İran'ın başarısını hazmedemeyen kesimlerin bu söylemlerinden uzak durmak; ortak bir tavır sergilemek ve İslam dünyasında vahdetin önünü açacak adımları atmak bütün Müslümanlar için şarttır ve elzemdir."

"Bu mücadele mazlumların dualarının karşılığıdır"

Konuşmasının devamında Çelik, "Tekrar ediyorum: İran'ın bugünkü mücadelesi, yüz yıllardır mazlum Müslümanların Amerika ve israilin bölgedeki zulümlerine karşı yaptıkları duaların kabul olmuş halidir diye temenni ediyoruz." ifadelerini kullandı.

"Mezhepçilik ve ırkçılık bölünmeye yol açıyor"

Son olarak Çelik, "Başta Türkiye olmak üzere İslam dünyasında kökü dışarıda bazı akımların, İran aleyhine oluşturmak istedikleri olumsuz havanın kaynağında; İslam dünyasında bölünmeye ve tefrikaya sebep olan mezhepçilik ile ırkçılık anlayışının yattığını görmekteyiz. Bugünkü İran İslam Devleti 1979'da kurulmuştur ve bu tarihten önce İran devletiyle benzer sorunlar yaşanmamıştır. Eğer mesele mezhepçilik ise Azerbaycan da aynı mezhebe mensuptur; ancak bugün Türkiye'de Azerbaycan aleyhine herhangi bir olumsuz propaganda görmemekteyiz. Aksine Azerbaycan sonuna kadar israili desteklemektedir ve nedense Türkiye'de Azerbaycan'ın israile yönelik bu destekleyici tavrına karşı hiçbir yorum, kınama veya aleyhte faaliyet gösterilmemektedir. O halde İran; Haçlılarla mücadele ettiği halde; İslam adına, Filistin için, Mescid-i Aksa için ve dünyada ezilen diğer halklar için verdiği bunca mücadeleye rağmen, neden biz Müslümanlar İran'ın yüzde yüz arkasında olmayalım ve onu desteklemeyelim?" dedi.

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: