Settar Aslan: Ekipman sorunumuz yok ama personel sorunu acilen çözülmeli
Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, orman yangınlarıyla mücadelede ekipman sorunu olmadığını ancak personel eksikliğinin ciddi bir risk oluşturduğunu belirterek işçi sayısının artırılması çağrısında bulundu.
Öz Orman-İş Sendikası'nın Ankara Kızılcahamam'da düzenlediği 57. Temsilci Eğitimi Toplantısı'nda konuşan Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkan Settar Aslan, orman işçilerinin yangınlarla mücadelede büyük fedakarlık gösterdiğini söyledi.
Orman yangınlarında hayatını kaybeden işçilere 'şehitlik' statüsü verilmesini sağlayan düzenlemenin 29 Nisan 2023'te yürürlüğe girdiğini hatırlatan Aslan, "Buraya geldik ama o kadar kolay gelmedik. Burada ekmek var, alın teri var. Sizin katkınız var, gücünüz var, hakkınız var. Çünkü bugüne kadar 161 şehit vermişiz. Türkiye’de asker ve polisten sonra en çok şehit veren kurum, ne yazık ki orman teşkilatıdır. Ancak bunlar şehitlik statüsünden faydalanamıyorlar. Çünkü analarının ak sütü gibi helalinden alıyorlar. Çünkü bu yeşil vatanı savunurken, herkesin ateşten kaçtığı yerde bu arkadaşlar ateşin üzerine gidiyor. İşte geçen sene Eskişehir yakınlarında şehit düşen arkadaşlarımızın haberini gece alınca hemen gittik. İnsanların vücut bütünlüğü bozulmuş, yanmıştı, tanınmaz haldeydiler. Allah kimsenin başına vermesin, kolay değil. O arkadaşlarımızı alevlerin içerisinden kömür hâlinde çıkardık. Kolay bir şey değil, her babayiğidin yapacağı bir şey değil. Onun için arkadaşlarımızın analarının sütü gibi helal olan, hakları olan şehitlik statüsünü çok şükür 2023 yılında hayata geçirdik. Koyununuz varsa kurdu görürsünüz, yangınlar olacaktır. Bize düşen de yangınları çıkmadan önce kontrol altına almaktır." dedi.
"Orman yangınlarıyla mücadelede orman teşkilatının teknolojik olarak hiçbir eksikliği yok"
Konuşmasının devamında Aslan, şunları aktardı:
"Orman yangınlarıyla mücadelede orman teşkilatının teknolojik olarak hiçbir eksikliği yok, fazlası var, eksiği yok. Bu yıl 119 helikopter ve uçakla sezona giriyoruz. Bin küsur arazöz var. Eski arazözler yenilendi; hepsi pırıl pırıl, tertemiz araçlarla sezona giriliyor. Ama bir sorun var. Araç var, ekipman var, İHA var; ancak bunları yönetecek insan gücü zayıf. Çünkü helikopterler ve uçaklar yangını tek başına söndüremez. Bunlar, mağaranın içindeki teröristlere yukarıdan bomba atmanız gibidir. Ne kadar yukarıdan su atarsanız atın, yangını tamamen söndüremezsiniz. Uçak, tepe yapmış yangını suyla baskılar, hızını azaltır, yere indirir. Uçak olmazsa olmaz bir ekipmandır; yer ekipleri girer ve yangını söndürür. Tıpkı bir savaş mantığı gibi… Nasıl ki uçaklar hedefi havadan bombalayarak yumuşatır, ardından piyade girip temizlerse; yangında aynı helikopterler yukarıdan su atarak baskı yapar, yangını yere indirir, ardından yer ekipleri girerek yangını söndürür."
"Yangınla mücadelede en büyük açık yetersiz yer ekipleri"
Aslan, "Peki, yer ekipleri güçlü mü? Maalesef zayıf. Bir arazözde 6+1 kişinin olması gerekirken, bugün 4+1 kişi bulunursa buna şükrediliyor. Eskiden 2+1’i bile bulamıyorduk. Teknoloji gelişti, bu doğru. Bunu bir eleştiri olarak söylemiyorum. Sayın Bakanımız da açıklıyor: '12-13 dakikada yangın mahalline ulaşıyoruz.' diyor. Doğrudur. Çünkü teknoloji var. Şoförü araçtan hiç indirmezseniz, 9 dakikada bile ulaşabilirsiniz. Araçta hazır bekletirseniz ihbar gelir gelmez hareket eder. Ama diğer türlü personelin hazırlanması, ekipmanın kuşanılması zaman alır. Peki, araç ulaşıyor ama aracın içinde iki kişi var. Ne yapacak o iki kişi? Yerine göre 2-3 kilometre hortum sermek gerekiyor. Araç her yere çıkamıyor. Dik bir arazide yangın çıkmışsa, ulaşmanız gerekiyor. İki kişinin 25 metrelik hortumları alıp ekleyerek ilerlemesiyle, altı kişinin birlikte hortum sermesi aynı şey değildir." ifadelerine yer verdi.
"Eğer bu yeşil vatanı korumak istiyorsak ki istiyoruz o zaman yer ekiplerini güçlü kılmak zorundayız"
Son olarak Aslan, "Dolayısıyla yer ekipleri süratle güçlendirilmelidir. Eğer bu yeşil vatanı korumak istiyorsak ki istiyoruz o zaman yer ekiplerini güçlü kılmak zorundayız. Aksi takdirde 'vah tüh' demeye devam ederiz. Çünkü yaşamın kaynağı ormandır. Su hayattır. Orman; suyu tutar, toprağı tutar, barajların dolmasını engeller. Trilyonlarca dolar harcayıp baraj kuruyorsunuz; eğer havza çalışmaları yapmaz, ağaçlandırma yapmazsanız, erozyonla kısa sürede o barajların dolduğunu görürsünüz. Ankara’da bunun örnekleri var. Çubuk 1 Barajı, Hasköy taraflarında, balçıkla dolmuştur. Devreden çıkardılar. Bu nedenle ormanları korumak zorundayız. Yangından tasarruf olmaz. Onun için değerli arkadaşlarım, Türkiye suda da büyük atılımlar yaptı; ancak bunun kaynağı ormanlardır. Ormanlarımıza sahip çıkmak zorundayız. Bizim sahip çıkmamız tek başına yetmez; ülkenin tamamının sahip çıkması gerekir. Buradan basındaki arkadaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Onlar bizim yol arkadaşlarımızdır. Bizim sesimizi, yeşil vatanın korunmasını, ateş savaşçılarının mücadelesini kamuoyuna duyuruyorlar. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum." şeklinde belirtti.
Aslan, bir sonraki toplu sözleşme döneminde işçilerin yemek ücretleri başta olmak üzere tüm sorunlarının çözüme kavuşturulacağını belirterek katılımcılara teşekkür etti.