"Sarı hat" sadece sınır değil: Siyonist rejimin yeni dayatması
Gazze'de başlayan "sarı hat" uygulaması şimdi Lübnan'a taşınıyor. Uzmanlara göre bu adım, geçici güvenlik önlemi değil siyonist rejimin sahada yeni bir düzen kurma girişimi.
Siyonist rejimin Gazze'de uygulamaya koyduğu "sarı hat" modeli, şimdi Lübnan'ın güneyine taşınarak yeni bir tartışmanın kapısını araladı.
Dün Lübnan'da da uygulanmaya başlandığı yönünde haberler gündeme gelirken, bu hattın sadece askeri bir tedbir olmadığı, çok daha derin bir stratejinin parçası olduğu değerlendiriliyor.
Gazze'de ateşkes sürecinin ardından ortaya çıkan "sarı hat", fiilen bir sınır gibi işlev görerek geniş alanların sivillere kapatılmasına neden olmuştu.
Bu hat sayesinde siyonist rejim, hem toprak üzerinde kalıcı bir kontrol kurdu hem de yüz binlerce Filistinlinin evlerine dönüşünü engelledi.
Bugün aynı modelin Lübnan'da devreye sokulması, benzer bir senaryonun yeniden sahnelenebileceği endişesini artırıyor.
Askeri uzmanlara göre "sarı hat", klasik bir güvenlik hattından çok daha fazlasını ifade ediyor.
Bu uygulama, sahadaki gerçekliği değiştirmeyi ve zamanla bu durumu kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Başka bir ifadeyle, önce "geçici güvenlik bölgesi" adı altında oluşturulan alanlar, ardından fiili sınırlara dönüşüyor.
Lübnan'da gündeme gelen hat, özellikle sınır hattındaki onlarca yerleşimi doğrudan etkiliyor. Bu bölgelerin "ateş hattı" ilan edilmesi, sivillerin geri dönüşünü zorlaştırırken, geniş bir coğrafyanın boşaltılması riskini beraberinde getiriyor. Bu durum, sadece askeri değil aynı zamanda demografik bir dönüşüm anlamına geliyor.
Gazze'de yaşananlar bu sürecin en somut örneği oldu. Siyonist rejim, "sarı hat" ile Gazze Şeridi'nin büyük bir bölümünü kontrol altına alırken, bu hattı aynı zamanda saldırılar için gerekçe olarak kullandı. Hat çevresi "tehlikeli bölge" ilan edilerek sivillerin hedef alınmasının önü açıldı.
Lübnan'da ise durum daha da karmaşık. Çünkü burada söz konusu olan hat, herhangi bir anlaşmanın parçası değil, siyonist rejimin tek taraflı dayatması olarak öne çıkıyor. Bu da uygulamanın sahada yeni gerilimlere yol açabileceği anlamına geliyor.
Uzmanlar, bu tür uygulamaların uzun vadede "geçici güvenlik önlemi" olmaktan çıkıp, kalıcı sınırların temelini oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Nitekim siyonist yetkililerin daha önce "sarı hat" için "yeni sınır" ifadesini kullanması, bu kaygıları güçlendiriyor.
Sonuç olarak, Gazze'den Lübnan'a uzanan "sarı hat" politikası, yalnızca bir askeri düzenleme değil, siyonist rejimin sahada yeni bir gerçeklik inşa etme çabasının parçası olarak görülüyor.
Bu da bölgede sadece bugünü değil, geleceği de şekillendirecek kritik bir gelişme olarak öne çıkıyor. (İLKHA)