MEAH'ta ileri radyolojik tetkiklerle tanı ve tedavide yeni dönem
Koroner BT anjiyografinin, kalp damarlarının girişimsel işlem gerektirmeden yalnızca damar yolu üzerinden bilgisayarlı tomografi ile görüntülenmesini sağlayan modern bir yöntem olduğunu belirten Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Bülent Petik, bu sayede hastaların klasik anjiyografi yapılmadan önce ayrıntılı şekilde değerlendirilebildiğini kaydetti.
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Bülent Petik, hastanede uygulamaya alınan ileri görüntüleme yöntemleri, özellikli tetkikler ve girişimsel radyoloji çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu.
Doç. Dr. Petik, hastanede yakın zamana kadar Malatya ve çevre illerde koroner BT anjiyografi işlemini gerçekleştiren tek resmi kurum konumunda olduklarını ifade ederek, bu hizmetin bölge halkı açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Koroner BT anjiyografinin, kalp damarlarının girişimsel işlem gerektirmeden yalnızca damar yolu üzerinden bilgisayarlı tomografi ile görüntülenmesini sağlayan modern bir yöntem olduğunu belirten Petik, bu sayede hastaların klasik anjiyografi yapılmadan önce ayrıntılı şekilde değerlendirilebildiğini kaydetti.
Doç. Dr. Bülent Petik
Bu yöntemin özellikle kardiyoloji uzmanlarının tanı sürecine önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Petik, koroner damarların seyri, olası darlıklar ve yapısal bozuklukların net biçimde görüntülenebildiğini, böylece gereksiz girişimsel işlemlerin önüne geçildiğini ve hekimlerin iş yükünün hafiflediğini dile getirdi.
Hastanede yeni başlatılan önemli uygulamalardan birinin de kardiyak MR olduğunu ifade eden Doç. Dr. Petik, bu yöntemin günümüzde kalp kası hastalıkları, kapak hastalıkları ve damarsal anomalilerin değerlendirilmesinde dünyada ön sıralarda yer aldığını söyledi. Kardiyak MR sayesinde kalp kası yapısının detaylı olarak incelenebildiğini belirten Petik, birçok hastalığın tanı ve tedavi planlamasının artık bu görüntüleme yöntemi üzerinden yapıldığını ifade etti.
Petik, daha önce yalnızca Ankara, İstanbul ve belirli üniversite merkezlerinde uygulanabilen multiparametrik prostat MR tetkikinin de Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılmaya başlandığını belirterek, bu hizmetin özellikle prostat hastalıklarının erken teşhisinde önemli avantaj sağlayacağını söyledi. Hastaların başka illere gitmeden ileri düzey tanı hizmetine ulaşmasının sağlık hizmetlerinde önemli bir kazanım olduğunu kaydetti.
Hastanede uygulanmaya başlayan bir diğer özellikli incelemenin fetal MR olduğunu belirten Petik, anne karnındaki bebeğin gelişim bozuklukları, doğumsal anomaliler ve riskli durumlarının detaylı şekilde değerlendirilebildiğini ifade etti. Fetal MR sayesinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının tanı süreçlerinin daha güçlü hale geleceğini vurgulayan Petik, doğum öncesi alınacak tedbirlerin de bu sayede daha doğru planlanabileceğini söyledi.
Petik, bunun yanında difüzyon, perfüzyon, MR spektroskopi, ASL ve benzeri ileri MR teknolojilerinin de kademeli olarak sistem içerisine dahil edildiğini belirtti. Bu yöntemlerle özellikle nörolojik hastalıklar, tümörler ve damar hastalıklarında daha ayrıntılı değerlendirme yapılabildiğini ifade eden Petik, raporlama süreçlerinin de aktif şekilde sürdürüldüğünü kaydetti.
Hastanede girişimsel radyoloji alanında da önemli adımlar atıldığını belirten Petik, başhekimlik ve İl Sağlık Müdürlüğü'nün destekleriyle vasküler ve non-vasküler girişimsel işlemlerin ameliyathane ortamında uygulanmaya başlandığını söyledi. Bu alandaki çalışmaların her geçen gün geliştiğini belirten Petik, önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde sistemin daha güçlü hale geleceğini ve Malatya'nın ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye ulaşacağını ifade etti.
Açıklamalarında örnek bir vakaya da değinen Petik, 35-40 yaşlarında erkek bir hastanın kalp yetmezliği şikâyetiyle kendilerine yönlendirildiğini belirtti. Yapılan kardiyak MR incelemesinde hastanın sol ventrikül duvar kalınlığının yaklaşık 30 milimetreye ulaştığının tespit edildiğini ifade eden Petik, bu durumun hastanın yaşam kalitesi ve performansını ciddi şekilde etkilediğini söyledi.
Söz konusu hastalığın klasik anjiyografi ile anlaşılmasının mümkün olmadığını belirten Petik, ancak ileri kardiyak görüntüleme yöntemleriyle tanı konulabildiğini vurguladı. Hastaya Yamaguchi Sendromu olarak bilinen özel bir kalp kası hastalığı tanısı konulduğunu söyleyen Petik, erken tanı sayesinde uygun tedavi planlamasının yapıldığını ve ilerleyen dönemde oluşabilecek ciddi kalp yetmezliği riskine karşı önlem alınabildiğini ifade etti.