Arpaguş: 300 genç çifte 500 bin liralık evlilik desteği sağlanacak
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, "Yuva kurma arifesindeki gençlerimizin çeyiz ihtiyaçlarına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Onların hayata umutla ve güvenle başlamalarına vesile olmak istiyoruz." dedi.
Diyanet İşleri Başkanı ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “İki İnsan Bir Hayat” projesinin tanıtım toplantısına katıldı.
Diyanet İşleri Başkanlığı 15 Temmuz Milli İrade Şehit Ali Alıtkan Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Arpaguş, insanın daima bir huzur arayışı içerisinde olduğunu belirterek “İnsan, tabiatı gereği hem iç dünyasındaki duygu ve düşünce dengesini sağlamak hem de dış dünyanın olumsuz etkilerine karşı korunaklı bir liman bulmak ve kendini güvende hissetmek istemiştir. Kuşkusuz söz konusu isteğin karşılanacağı yegâne sosyal yapı, bireyin en yalın ve doğal haliyle kabul gördüğü, ruhsal, duygusal ve zihinsel olarak itminan bulduğu güvenli bir sığınak olan aile yuvasıdır. İnsanın yeryüzü serüveninin aile ile başlaması, bu hakikatin bir yansımasıdır.” ifadelerini kullandı.
“Kadınlar erkeklerin diğer yarısıdır”
Aile kurumunun huzur ve güven limanı olduğu kadar insanın kemal yolculuğunda da önemli bir konuma sahip olduğunu söyleyen Arpaguş “Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in ‘Kadınlar erkeklerin diğer yarısıdır.’ hadis-i şerifi, kadın ve erkeğin aynı insanî cevherin birbirini tamamlayan iki farklı boyutu olduğunu vurgulamaktadır. Kur’an-ı Kerim’de, eşlerin aile yapısı içinde birbirlerine karşı örtü, elbise olarak nitelendirilmesi de malum hususun en zarif ifade şeklidir.” diye konuştu.
İnsanın bireysel gelişimini ve toplumsal huzurunu temin edecek tüm değerlerin, en asil haliyle aile ortamında benimsediğini ve oradan hayata taşındığını aktaran Arpaguş “İnsanın ilk eğitimini aldığı, toplumsal rolleri öğrenip içselleştirdiği aile yuvası, bir yandan kişinin kendi inanç ve medeniyet değerleriyle irtibat kurmasını sağlarken, diğer yandan da dil, tarih ve kültürün harmanlanmasıyla, özgün ve seçkin bir hayatın kapısını aralamaktadır. Ayrıca geçmişten tevarüs edilen adap, erkân, ahlak, kimlik, aidiyet, mesuliyet, fedakârlık gibi hasletlerin geleceğe taşınması da aile kurumu sayesinde mümkün olabilmektedir.” şeklinde konuştu.
“İslam, aileyi toplumun temeli görmüştür”
Aile kurumunun, insanın yaratılışından beri vahyin ve sünnetin inşa etmek istediği erdemli birey, faziletli toplum ve huzurlu dünya idealinin daima odak noktasında yer aldığını hatırlatan Arpaguş “Yüce dinimiz İslam, aileyi toplumun temeli ve huzurun kaynağı olarak görmüştür. Kur’an-ı Kerîm’de ‘Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda sevgi ve merhamet vücuda getirmesi O’nun varlığının delillerindendir.’ buyurularak evlilik müessesesinin ilahî bir lütuf olduğu hatırlatılmaktadır. Aile kurumu, ülkemizde toplumun temeli olarak kabul edilmiş ve bu husus Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 41’inci maddesiyle teminat altına alınmıştır.” dedi.
“Gençlerimiz, zihin erozyonuna maruz kalmaktadır”
Aile kurumunun pek çok yıkıcı unsurla karşı karşıya kaldığına dikkati çeken Arpaguş, şunları kaydetti:
“Çeşitli araçlar üzerinden sinsi propagandalarla aile kurumunun hedef alındığını müşahede ediyoruz. Hiçbir sınır ve değer tanımayan bir hayat tarzının, özelikle yeni medya mecraları üzerinden adeta herkese dayatılmaya çalışıldığına tanıklık ediyoruz. Buna maruz kalan nesillerin zihin ve gönül dünyalarında ne yazık ki telafisi mümkün olmayan tahribatlar oluşmaktadır. Gençlerimiz, inanç, değer, kültür ve ahlak bakımından bir zihin erozyonuna maruz kalmaktadır. Neticede değer algılarında meydana gelen bozulma, ahlaki yozlaşma, bencilleşme, manevi değerlerden kopuş ve çeşitli bağımlılıklar, aile kurumumuzu ciddi anlamda yıpratmaktadır. Evlilik ve nüfus artış hızının düşmesi, buna karşın boşanma oranlarının artması, söz konusu tehdidin boyutunu bütün açıklığıyla gözler önüne sermektedir.”
Dinamik nüfusun korunması
Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Teknolojik gelişmelerle birlikte sosyal ilişkilerin farklı mecralara taşındığı günümüzde aileyi ve fıtratı koruma noktasında daha büyük bir hassasiyet ve gayrete ihtiyaç olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Nitekim aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmaların daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesi amacıyla Sayın Cumhurbaşkanı'mızın himayelerinde önümüzdeki on yıl, ‘Aile On Yılı’ olarak ilan edilmiştir. Başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin bu konuda ortak ve kararlı bir şekilde hareket etmesi gerektiğinin altı çizilmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bizler, elbette üzerimize düşen sorumluluğun farkında ve bilincindeyiz. Haddizatında öteden beri aileye yönelik çalışmalarımızı son derece önemsiyoruz. Zira dinamik nüfusun korunmasını istatistiksel bir hedefin ötesinde manevi bir emanet olarak görüyor ve faaliyetlerimizi bu bilinçle sürdürüyoruz. Başkanlığımızın tüm birimleri, bu anlayışla çalışmakta, ailenin kurulması, korunması ve güçlendirilmesi hususunu devamlı gündemde tutmakta, ülke genelinde etkin ve süreklilik arz eden çalışmalarla aile ve nüfus konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasına önemli katkılar sunmaktadır.”
“İki İnsan Bir Hayat Projesi"
Başkanlığın tüm iyilik çalışmalarını Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla gerçekleştirdiğini anlatan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:
“İki İnsan Bir Hayat Projesi' de bu kapsamdaki çalışmalarımızdan birisidir. “İki İnsan Bir Hayat Projesi”, bir ömür sürecek yol arkadaşlığına hazırlanan kardeşlerimize maddi bir destek olmanın ötesinde, gençlerimizin sevgi, saygı ve sorumluluk temelinde bir aile inşa etmelerini hedefleyen bütüncül bir iyilik hareketidir. Bu projeyle, özellikle hayatın yükünü erken yaşta omuzlamak zorunda kalan yetim ve öksüz genç kardeşlerimize öncelik tanıyarak onların yanında olmayı amaçlıyoruz. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in ‘Ben ve yetimi himaye eden kimse cennette şöyle yan yana olacağız.’ müjdesine nail olma arzusuyla, yuva kurma arifesindeki gençlerimizin çeyiz ihtiyaçlarına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Onların hayata umutla ve güvenle başlamalarına vesile olmak istiyoruz.”
“Proje, gençlerimizin sağlam temeller üzerine yuva kurmalarına katkı sunacak”
Genç çiftlere yönelik evlilik okulu seminerlerinin hayata geçeceğini ifade eden Başkan Arpaguş “Alanında uzman isimler tarafından çiftlerimize yönelik aile içi iletişim ve sorumluluk bilinci ekseninde eğitimler vereceğiz. Evliliğin sadece bir merasimden ibaret olmadığını, bilakis sabır, anlayış, fedakârlık ve güzel ahlak gerektiren bir hayat yolculuğu olduğunu anlatacağız. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in örnek hayatından ilham alarak dinî ve ahlaki değerler ışığında huzurlu bir yuva kurabilmeleri için bir bilinç inşa etmeye çalışacağız. Dolayısıyla ailenin kurulması, korunması ve güçlendirilmesine yönelik hayata geçirilen bu proje, gençlerimizin sağlam temeller üzerine yuva kurmalarına önemli katkılar sunacaktır.” diye konuştu.
300 genç çifte evlilik desteği
“İki İnsan Bir Hayat Projesi”nin hayırseverlerin destekleriyle yürütülmekte olduğunu ve bir iyiliğin başka bir iyiliğe kapı araladığı bereketli bir dayanışma örneği haline geldiğini dile getiren Arpaguş, konuşmasına şöyle tamamladı:
“2 Ocak 2026 tarihinde bağışa açılan projemiz, kısa sürede büyük bir teveccüh görmüş, toplumumuzun aile kurumuna verdiği değeri bir kez daha gözler önüne sermiştir. 13-31 Mart tarihleri arasında alınan başvurular neticesinde 90 bine yakın gencimiz sisteme kaydolmuş, 40 bini aşkın başvuru sistem üzerinden tamamlanmıştır. Bu başvurular arasından 19 bin 69 yetim ve öksüz çiftimiz ön değerlendirmeye alınmış, titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda 3 bin 477 çift nihai değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Bu süreçte her bir başvuru adalet ve hakkaniyet ölçüleri içerisinde değerlendirilmiş ve 1875 çiftimiz için sosyal inceleme aşamasına geçilmiştir. Türkiye Diyanet Vakfımızın il şubeleri tarafından yapılan incelemelerle adayların ihtiyaç durumları yerinde tespit edilmiştir. İnşallah, yarın açıklanacak sonuçlarla birlikte hak sahibi çiftlerimiz belirlenecek, ardından çevrimiçi olarak planlanan ‘Evlilik Okulu Seminerleri’ başlatılacaktır. Proje kapsamında destek almaya hak kazanan çiftlerimiz, 1 Haziran-30 Eylül arasında müftülüklerimizde gerçekleştirilecek resmi nikâhlarının ardından 500 bin TL tutarındaki çeyiz desteğinden faydalanabileceklerdir. Öncelikle ifade edeyim ki bizler, genç kardeşlerimize yapılacak bu desteği, maddi bir katkıdan öte milletimizin geleceğine yatırım olarak görüyoruz. Milli ve manevi değerlerimizle kurulan her yuvanın, milletimizin gücünü artıracağına, birlik ve beraberliğimizi pekiştireceğine ve istikbalimizi teminat altına alacağına inanıyoruz. Türkiye Diyanet Vakfı olarak iyiliği çoğaltma gayesiyle yürüttüğümüz bu projede en büyük güç ve motivasyon kaynağımız, hiç kuşkusuz civanmert, cömert, asil ve aziz milletimizin halisane destekleridir. Bu vesileyle ‘İki İnsan Bir Hayat’ projemize desteklerinden dolayı aziz milletimize şükranlarımızı sunuyorum. Bu hayırlı çalışmayı bereketlendirmesini, gençlerimize destek olan herkesi dünya ve ahirette mükâfatlandırmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum. Tekrar hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, Allah’a emanet ediyorum.”
- DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
- türkiye diyanet vakfı
- Prof. Dr. Safi Arpaguş
- EVLİLİK DESTEĞİ
- İKİ İNSAN BİR HAYAT