Arı sağlığı için Ankara’da çalıştay: İklim değişikliği ve hastalık riskleri masaya yatırıldı

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği koordinasyonunda Ankara’da düzenlenen “Arı Sağlığı Çalıştayı”nda, arıcılık sektörünü tehdit eden hastalıklar, iklim değişikliği, pestisit kaynaklı riskler ve sürdürülebilir üretim politikaları ele alındı.

10 Haz 2026 - 16:40 YAYINLANMA

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) koordinasyonunda, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) ve Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü (GKGM) iş birliğiyle düzenlenen “Arı Sağlığı Çalıştayı”, Ankara Türkiye Milli Botanik Bahçesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Çalıştayda, arı hastalıkları, iklim değişikliğinin etkileri, pestisit kaynaklı tehditler ve sürdürülebilir arıcılık politikaları uzman isimler tarafından değerlendirilirken, sektörün geleceğine yönelik çözüm önerileri ele alındı.

Arıcılık sektörünün sürdürülebilirliği, arı sağlığının korunması ve üretimde kalite ile verimliliğin artırılması amacıyla düzenlenen çalıştayda; akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, uzman veteriner hekimler ve sektör paydaşları bir araya gelerek arı sağlığı alanındaki güncel gelişmeleri değerlendirdi.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, arı sağlığının yalnızca arıcılık sektörü açısından değil; tarımsal üretim, biyolojik çeşitlilik ve gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti.

Demir konuşmasında, “Arı sağlığı çalıştayımız, ülke arıcılığımızın sürdürülebilirliği, sektörümüzü bekleyen risklerin değerlendirilmesi, bilim dünyasının ve Bakanlığımızın önerilerinin ele alınması ve ortak mücadele yöntemlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirdiğimiz önemli bir çalışmadır. Arılar yalnızca bal üreten canlılar değildir; tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin devamlılığı açısından vazgeçilmez bir role sahiptir. Son yıllarda iklim değişikliği, hastalıklar, zararlılar, pestisit kaynaklı riskler ve çevresel baskılar arı sağlığını her zamankinden daha önemli hâle getirmiştir. Özellikle varroa ile mücadelede erken teşhis, doğru ilaç kullanımı ve koruyucu uygulamaların sahaya etkin şekilde yansıtılması büyük önem taşımaktadır. Çalıştayımızın temel hedefi; mevcut sorunları değerlendirmek, çözüm önerileri geliştirmek ve uygulanabilir bir yol haritası oluşturmaktır.” ifadelerine yer verdi.

Demir, “Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak, çalıştayımıza katkı sunan Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerine, akademisyenlerimize, uzmanlarımıza, sektör paydaşlarımıza ve il birlik başkanlarımıza teşekkür ediyor; çalıştay sonucunda ortaya çıkacak sonuç bildirgesinin ülkemiz arıcılığına ve sektörümüzün sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlamasını temenni ediyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Emre Gürçay ise Türkiye’nin önemli bir arı varlığına sahip olduğunu belirterek, iklim değişikliği başta olmak üzere sektörün karşı karşıya bulunduğu risklere dikkat çekti. Gürçay, arıcılıkta üretim ve sağlık alanında daha kapsamlı çalışmalar yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Çalıştay Genel Koordinatörü Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Yarsan da konuşmasında arıların, tarımsal üretimin sürdürülmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin sağlıklı şekilde devamı açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Yarsan, Türkiye’nin sahip olduğu zengin flora, yaklaşık 8 milyon 800 bin koloni varlığı ve yıllık yaklaşık 100 bin tonluk bal üretimiyle dünyada önemli bir konumda bulunduğunu belirterek, Türkiye’nin bal üretiminde Çin’den sonra ikinci sırada yer aldığını ifade etti.

Arı sağlığını etkileyen unsurların biyolojik, çevresel ve insan kaynaklı faktörler olarak değerlendirildiğini belirten Yarsan; bakteriyel, viral ve paraziter hastalıkların yanı sıra iklim değişikliği, kuraklık, habitat kaybı ve pestisit kullanımının arıcılığı tehdit eden başlıca unsurlar arasında yer aldığını söyledi.

Yarsan ayrıca, sağlıklı arı kolonilerinin sağlıklı ve güvenilir arı ürünlerinin üretimi açısından temel unsur olduğuna dikkat çekerek; bal, polen, propolis, arı sütü ve arı ekmeği gibi ürünlerin toplum sağlığı ve apiterapi açısından da önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Çalıştay boyunca arı hastalıkları, iklim değişikliğinin etkileri, pestisit kaynaklı riskler, biyogüvenlik uygulamaları, sürdürülebilir arıcılık politikaları ile arı ürünlerinde kalite ve güvenilirlik konularında teknik sunumlar gerçekleştirildi.

Program sonunda, çalıştaya katılanlara sertifika verilirken, çalıştayda ele alınan konuların sonuç bildirgesi hâline getirilerek ilgili kurumlar ve kamuoyu ile paylaşılacağı belirtildi.

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: